Fab.com Neden Önemli?

Toplantılarda ve arkadaş arasındaki sohbetlerde “bir şeyleri iyi yapmak” konusu açıldığında Fab.com‘dan örneklerimi sıkça anlatmışımdır. 4-5 aydır toparlayıp buradan paylaşmak istedim fakat bir türlü fırsat olmadı.

Bugün madde madde yazarak telafi etmeye çalışacağım. Öncelikle hikayelerinden başlayalım;

Fab.com, gaylere özel bir grup alışveriş sitesi olarak yayına girmişti. Çok kısa sürede konumlandırmalarını tekrardan düşünmeye başladılar. 24 Şubat 2011 tarihinde pivot ederek tek bir düşünceye odaklandılar. Motto’ları: ” Harika tasarımlar satmak” DNA’ları “sosyallik” önemsedikleri; “Kullanıcı Deneyimi”

Mart ayında tüm iş süreçlerine tekrardan bakarak tüm modellerini değiştirdiler ve her ay kendilerini geliştirerek 9. aylarında 1 milyon ürün satmayı başardılar. (Süreçleri hakkında detaylı bilgi aşağıdaki sunumda)

Fab 2011 timeline

View more presentations from Jason Goldberg

Benim Fab.com‘da görmüş olduğum ve beni heyecanlandıran notlar ise şöyle;

1- Fab.com; tüm best practice’leri inceleyerek ürün içerisine uygulamış bir startup’tır.

2- Son zamanlarda pivot etmeyi güzelce başaran e-ticaret sitelerinden bir tanesidir.

3- Tüm rakiplerini iyi şekilde analiz ederek kötü ve eksik yanlarını öğrenerek en optimumum çözümleri fab.com’a uygulamışlardır. (Siteyi biraz gezince farkedeceksiniz.)

4- Sosyal Ticaret için en iyi örneklerden bir tanesidir. (2. lansmanlarında gerçekleştirdikleri kampanya ve sistem içerisine sosyal alışverişin entegre edilmesi)

5- Sosyal ve mobil ticaret için gelecek vaad eden bir girişimdir. Hasan Başusta’nın da yazısında belirttiği gibi 3 milyon üye, %50′si sosyal, %40′ı mobil.

6- Rocket internetin dikkatini çekerek klonlamış olması kadar başarılı olması. (Bamarang)

Bu site gerçekten önemli ve bu işi profesyonel olarak yapanlar, yatırııcımlar ve girişimcilerin “e-mail’den çıkış” sayfasına kadar kesinlikle en ince ayrıntısına kadar incelemesi gerektiğini düşünüyorum.

 

Jack Dorsey?

Jack Dorsey ismini ise sektör ile ilişkisi olan insanların Twitter kurucusu olduğu için duymuş olabilir fakat Jack Dorsey’i yakından takip etmek gerektiğini düşünüyorum. Yer aldığı tüm girişimler bir şekilde hayatımızda her gün bir parça daha dahil olmaya devam ediyor.

Jack Dorsey hakkında Crunchbase ve Wikipedia’dan toparladığım bilgileri paylaşmak istiyorum;

1- 2008′de Technology Review’de 35 yaşın altındaki en yenilikçi 35 kişiden bir tanesi.

2- Twitter’ı bir kenara bırakalım.  Square‘nin de kurucusu.

3- Benim sıkı bir şekilde takip ettiğim ve çok beğendiğim top 25 girişimin 5′inin de yatırımcısı. Bunlar;  İyi fikirleri gerçekleştirilmesi için oluşturulan crowdsourcing temelli Kickstarter, Geçen hafta 1 milyar USD’ye Facebook’a satılan Instagram, haberleri sosyal bir şekilde görselleştiren ve mobilde sunan  Flipboard, yer bildirme platformu Foursquare, Sosyal Ticaret odaklı, kendilerini amazon.com’un evrimleşmiş hali olarak konumlandıran, en büyük gözdelerimden  Fancy.. Tüm bu örneklerin de hepsinin ortak yönü “sosyal olması” tesadüf olamaz. Türkiye’de de umut vaad eden sosyalliğe dayanan girişimler çıkmaya başladı, yatırımcıların 2012′de nelere yatırım yapacağını merakla bekliyorum.

Jack Dorsey’in yatırımlarının boyutlarını merak edenler için ise Cruncbase’den aldığım ekran görüntüsü ile aşağıda paylaşıyorum;

Uygulama Yoğunluğu ve Markaların Dikkat Etmesi Gerekenler

2 -3  ay önce Facebook pazarlama etkinliğinde bir data ile karşılaştım.  Data diyor ki;  20 milyon kişi her gün uygulama kuruyor.  800 milyonluk Facebook dünyasında 20 milyon izin konusu tartışılması gerekiyor.

Sonuç olarak rakam şimdilik kabul edilebilir fakat yayına giren uygulama yoğunluğunu düşündüğümüzde uygulama kullanan kullanıcı sayısı her gün düşüyor, daha da düşecek.

Markaların bu tür istatistikleri önemseyerek bir kaç tane önemli noktayı her projede düşünmeleri gerekiyor.

1) Uygulamayı kimin için yapıyoruz? Uygulamayı kendisinin  ya da yöneticisinin değil müşterisinin beğeneceği şekilde yayına almalı. (En çok düşülen hata)

2) Uygulamayı geliştiren ajansım yeterli izni alıyor mu? Daha fazlasının son kullanıcının girişi kararını olumsuz etkileyeceğini bilmeli.

3) Database oluşturuyor muyuz? Her kampanya için farklı database’ler değil ortak bir database kullanımıyla bir sonraki projelerde daha önce katılmış kullanıcıların izinlerinin tekrardan alınmaması çok önemli