Facebook ve Sosyal Medya Süreçleri

<br /> scrolling=”no” frameborder=”0″<br /> style=”border:none; width:450px; height:80px”>
Web’in başlaması, 2000′lerde  blogger’liğin öne çıkması sonrasında 2004′de Facebook’un oyuna dahil olması ve her adımının Sosyal Medya’ya yön verdiği bir süreçten geçiliyor.

Günümüzde Web 2.0 yaşanırken Web’in geleceği konusun da çalışmalar devam ediyor.

Web’in geleceğinde 2 kurgudan bahsediliyor.

1- Basitleştirilmiş

2- Kişiselleştirilmiş

Teknolojinin ve türevlerinin devamlı olarak gelişmesi ile beraber kullanıcılar, anlam karmaşası en aza indirgenmiş olanı tercih etmek istiyor yani en basit olanını…

Web’in geçmişte yaşadığı en büyük sorunlardan biri ise herkese hitap etmesiydi. Web 3.0 devreye gireceği an ile beraber kişiselleştirme trend olacak.
Kişiselleştirilmiş web ile bireylerin karşısına çıkan her sonuç bireyin:

  • Demografik
  • Sosyo ekonomik
  • Hobi ve ilgi alanlarına yönelik olacaktır.
    F8 konferasında Facebook’un kurucusu Zuckerberg de basitleştirilmişi ve kişiselleştirilmişi tercih edeceklerini anlattı.
    F8′de tanıtılan beğen butonu bunun bire bir ispatıdır denilebilir. Beğen butonu web sayfaları ile Facebook’taki potansiyel takipçiler arasında önemli bir bağ kuracaktır. Ayrıca Facebook kullanıcılarının verileri daha etkili kullanılacak hedef odaklı pazarlama tekniği ile aksiyonlar daha etkili sonuçlar daha yüksek olacaktır. Farklı  web sayfalarından beğeniler Facebook’a connect kullanmadan aktarılacaktır.

Hiç bu kadar ”sosyal” ve çift yönlü iletişim kurulamamamıştı…

Facebook’ta her şey daha bir kişisel daha bir odaklı olacak ve önemini kavramaya başlayan markalar Sosyal Medya mecralarında  daha da sık görülecek. Yeni buton ile  bireyler beğenilerini  daha kolay paylaşabilecekler.

F8 konferasında güne damgasını vuran en önemli noktalardan biri de konferansta duyurulan Facebook Open Graph API ‘ydi. Online itibar takibinde monitoring programlarına büyük kolaylıklar sağlayacak. Facebook API ile Womm gibi kurgular rahatlıkla izlenebilecek ve ölçülebilecektir.

Sosyal Medya artık pazarlama ve CRM aracı olarak hayatımızda daha da yer alacaktır.

Not: Yazıyı başlığın altından beğenerek yeni like butonunu test edebilirsiniz :)

Facebook Topluluk Sayfası’nı Duyurdu



Facebook’ta sayfa yaratmak ve yönetmek gruplardan daha eğlenceli ve profesyoneldir. Fakat Facebook’un terms’lerde belirttiği kurallara uymayan sayfalar kapatılıyor.

Facebook’un sayfa terms’lerinde belirttiği en kesin madde:  ”İşletme, sanatçı, kurum vs değilsen sayfa açma, grup aç” Bu şekilde Facebook  insanları grup açtırmaya yönlendiriyordu.

Facebook gruplarının da yetersiz kaldığı noktalar vardı. Bunlardan başlıcaları 5.000 kişiden sonra mesaj atılamaması, istatistiklerin ölçümlenememesi, domain alınamaması, pages data’da yer verilmemesi gibi…

Facebook kısa bir süre önce Topluluk Sayfasını tanıttı. Açıklamasında: ”Bir Topluluk Sayfası oluşturarak en sevdiğin hedef veya konu için destek sağla. Çok popüler olursa (binlerce hayran çekerek), Facebook topluluğu tarafından benimsenir ve sürdürülür.’’

Topluluk sayfası açarak sevdiğiniz konular hakkında sayfalar oluşturarak içerikler paylaşabilirsiniz, bu şekilde sayfanızın da copyright hakkı ihlalinden kapatılması gibi bir derdi olmayacaktır. Facebook’un hizmetleri içerisinde olan page data’dan yararlanabilecek, istatistikleri ölçümleyebilecek, sayfaların SEO konusundaki avantajlarından yararlanabilecek, domain alabileceksiniz. Bu yeni sayfa türünün eksik tarafı ise hayran güncellemesinin olmaması sıkıntı yaratabilir.

Sosyal Medyada 2 Neden?

Altın kural: Kullanıcının elinde olan şahsi hakimiyeti kullandırmaya çalışmak zor bir iştir.

Sosyal Medyaya markalar her ne kadar sıcak baksa da şu sorunun    kafalarında soru işareti olduğunu biliyoruz:  ” Neden insanlar    Facebook’ta bize hayran    olsunlar

Neden hayran oluyorlar sorusunu basit bir kaç neden altında toplamak istersek aşağıdakiler bize yardımcı olabilir.

İnsanlar tek taraflı iletişim kaynağı olan medyadan bıktılar. ”Artık onlarda bir şeyler söylemek istiyor

Markanın yeni ürünlerinin haberi ayaklarına gelmesini istiyorlar.

Sürprizler yaşamak istiyorlar.

Diğer insanların ürün yada marka hakkında ne düşündüğünü görmek ve gerektiğinde tartışmak istiyorlar.

Televizyondaki bulamadıkları insancıl yaklaşımı mecralarda hissetmek istiyorlar.

Fikir lideri olmak istiyorlar.

En önemlisi: Kontrolün kendilerinde olduğunu biliyorlar.

Peki… Bir markanız var ama topluluk geliştirmenin markanıza ne fayda getireceği konusunda şüpheleriniz mi var? Aşağıdaki saydıklarıma bir göz atsanız?

Focus grup yaratarak yeni çıkan ürünleriniz hakkında ne düşündüklerini sorabilirsiniz.

Bir kriz konusunda samimi açıklamalar ile imajınızı düzeltebilirsiniz.

Markanızın temsilcilerini sosyal medyaya sokarak müşteriler ile sohbet ettirerek, yeni geliştireceğiniz ürün hakkında fikirler alabilirsiniz.

Dışarıdan nasıl göründüğünüzü öğrenebilir, nerelerde hata yaptığınızı sorabilir, öneri alabilirsiniz.

Yeni bir ürün çıkaracağınız zaman bunu sosyal medyada ki takipçilere  cıvıldayarak nabız ölçebilirsiniz.

Ürününüz ile ilgili yaşanan sorunları duyabilir, sorunları çözerek + kazanabilirsiniz.

Kampanyalar düzenleyerek müşterilerinizi dahil eder, onları özel hissetmesini sağlarsınız.

Doğru adımlar atarsanız müşterileriniz sizin PR’ınızı yaparlar ve bunun için sizden para almazlar.

Önceden bir yerde sizin hakkınızda çıkan yorumları görüp  ”eyvah” demek yerine kontrollü içerik geliştirmelerini sağlarsınız.

Senelerden beri şirketler yeni ürünlerinin dijital tanıtımları için micro siteler yaratarak kampanyalar, oyunlar yapmaktadırlar, her sene bu siteleri yeniden tasarlarlar ve kampanya bittiği zaman ertesi seneye kullanılması için bir kenara atarlar. Bunun hoş olmayan tarafı bir daha ki kampanyanız da da 0 kişiden başlamak zorunda olmanızdır. Bir kampanyanızı mecra üzerinden yaptığınızı örnek alırsanız kampanya sonunda örneğin 30.000 kişilik bir topluluk yarattınız, bir dahaki kampanyanız da 30.000 kişiden başlarsınız ve bunun sonucunda daha etkili kampanyalar yaratmış olursunuz.

2 sorunun cevabı olarak umarım tatmin etmişimdir, bir sonraki yazıda görüşmek üzere…