Sosyal Medya Kullanıcı Kategorileri




Hepimiz sosyal medya mecralarını ama aktif ama pasif şekilde kullanıyoruz. Bu yazıda herkesin bir kategorisinin olduğunu ve yazı sonunda hangi kategoride olduğunuzu görebilirsiniz. Bu yazının sonunda kendime sorduğum tek soru ”markalar bu kategorileri baz alıyorlar mı?” oldu. Sosyal Medyadaki markalar yarattığı etkinliklerle yada yaptığı hoş sürprizler ile müşterisinin yanında olduğunu gösteriyor fakat bütün müşteriler ile beraberler mi sorusunun cevabına çekimserim diyebilirim ama yazının sonunda markaların hangi kategoriler ile ilgilendiğini görebilirsiniz.
6 basamaklı bir merdivenin olduğunu düşünürsek,  bunun en alttan en üste doğru sıraladığımızda; İnaktifler, seyirciler, katılımcılar, toplayıcılar, eleştirmenler ve yaratıcılar bulunur. İnaktifler, sosyal medya mecralarında pasif  hatta sosyal medyayı bilmeden kurguya katılan insanlardır.
Seyirciler ise blog yazarlarını okuyan arkadaşlarına video gönderip, gönderilenleri seyredenler, podcast’ları dinleyenler, forumları takip edenler ve marka için konuşan müşterilerin görüşlerini inceleyenlerdir. Merdivenin orta katında olan profil ise katılımcılardır. Sosyal mecraları az da olsa tanıyan, bu tarz sitelere ziyaretler gerçekleştiren ve kullananlar diyebiliriz. Benim görüşüme göre: İnaktifler,seyirciler, katılımcılar  Türkiye’deki nüfusunun tamamı diyebiliriz.  (Ufak bir kesimi koruma altına alırsak)
Diğer kalan 3 kategoriden 3. sü toplayıcılar… Toplayıcılar RSS’leri, youtube linklerini, google reader’ı kullanan, oylamalara katılan ama içerik geliştirmeyen bir bütünün ufak bir parçası olan kitledir. Top 6′da 2. listede ise eleştirmenler bulunuyor. Sosyal mecraları daha önceden keşfetmiş, yatırımını yapmış ve yenilikleri takip eden kitle diyebiliriz. Bu kitle markaların servislerini değerlendirir, bloglara yorum yapar, wikileri editlerler, görüşlerini ve bildiklerini paylaşmak için blog tutarlar.
Düşündüğümüzde ise Friendfeed’deki kitlenin büyük bir bölümü diyebiliriz.
Markanın en çok dikkat etmesi gerektiği noktanın eleştirmenler olduğunu düşünüyorum. Tozdan nem kaparlar, nasıl olması gerektiğini değil sadece yapılanın yanlış olduğunu düşünürler ve dile getirirler. Merdivenin en üst sırasında ve Türkiye’de çok nadir bulunan kesimi temsil eden grup ise yaratıcılar. Blog yazmak, viral video yaratmak, makaleler yayınlamak gibi eğilimlerde bulunurlar.
Siz hangi kategoridesiniz?

Sosyal Medyada 2 Neden?

Altın kural: Kullanıcının elinde olan şahsi hakimiyeti kullandırmaya çalışmak zor bir iştir.

Sosyal Medyaya markalar her ne kadar sıcak baksa da şu sorunun    kafalarında soru işareti olduğunu biliyoruz:  ” Neden insanlar    Facebook’ta bize hayran    olsunlar

Neden hayran oluyorlar sorusunu basit bir kaç neden altında toplamak istersek aşağıdakiler bize yardımcı olabilir.

İnsanlar tek taraflı iletişim kaynağı olan medyadan bıktılar. ”Artık onlarda bir şeyler söylemek istiyor

Markanın yeni ürünlerinin haberi ayaklarına gelmesini istiyorlar.

Sürprizler yaşamak istiyorlar.

Diğer insanların ürün yada marka hakkında ne düşündüğünü görmek ve gerektiğinde tartışmak istiyorlar.

Televizyondaki bulamadıkları insancıl yaklaşımı mecralarda hissetmek istiyorlar.

Fikir lideri olmak istiyorlar.

En önemlisi: Kontrolün kendilerinde olduğunu biliyorlar.

Peki… Bir markanız var ama topluluk geliştirmenin markanıza ne fayda getireceği konusunda şüpheleriniz mi var? Aşağıdaki saydıklarıma bir göz atsanız?

Focus grup yaratarak yeni çıkan ürünleriniz hakkında ne düşündüklerini sorabilirsiniz.

Bir kriz konusunda samimi açıklamalar ile imajınızı düzeltebilirsiniz.

Markanızın temsilcilerini sosyal medyaya sokarak müşteriler ile sohbet ettirerek, yeni geliştireceğiniz ürün hakkında fikirler alabilirsiniz.

Dışarıdan nasıl göründüğünüzü öğrenebilir, nerelerde hata yaptığınızı sorabilir, öneri alabilirsiniz.

Yeni bir ürün çıkaracağınız zaman bunu sosyal medyada ki takipçilere  cıvıldayarak nabız ölçebilirsiniz.

Ürününüz ile ilgili yaşanan sorunları duyabilir, sorunları çözerek + kazanabilirsiniz.

Kampanyalar düzenleyerek müşterilerinizi dahil eder, onları özel hissetmesini sağlarsınız.

Doğru adımlar atarsanız müşterileriniz sizin PR’ınızı yaparlar ve bunun için sizden para almazlar.

Önceden bir yerde sizin hakkınızda çıkan yorumları görüp  ”eyvah” demek yerine kontrollü içerik geliştirmelerini sağlarsınız.

Senelerden beri şirketler yeni ürünlerinin dijital tanıtımları için micro siteler yaratarak kampanyalar, oyunlar yapmaktadırlar, her sene bu siteleri yeniden tasarlarlar ve kampanya bittiği zaman ertesi seneye kullanılması için bir kenara atarlar. Bunun hoş olmayan tarafı bir daha ki kampanyanız da da 0 kişiden başlamak zorunda olmanızdır. Bir kampanyanızı mecra üzerinden yaptığınızı örnek alırsanız kampanya sonunda örneğin 30.000 kişilik bir topluluk yarattınız, bir dahaki kampanyanız da 30.000 kişiden başlarsınız ve bunun sonucunda daha etkili kampanyalar yaratmış olursunuz.

2 sorunun cevabı olarak umarım tatmin etmişimdir, bir sonraki yazıda görüşmek üzere…

Sosyal Medya Hizmetleri

 Baştan söylemeliyim ki Sosyal Medya hizmetleri  bu açıklayacaklarım değildir ;

  • Sadece facebook’da grup açarak onu 10.000 kişi yapanların verdiği hizmetler. 

Bu açıklamayı neden yapıyorum. Çünkü feed’lerde gördüm. ”İtina ile Facebook grubu açılır.” yazısını ve kendini Sosyal Medya danışmanı ilan edenleri.

  • Ben sadece grup açar, reklamları yönetirim demekte Sosyal Medya danışmanlık hizmetlerinden değildir.
  • Seo hizmetlerini, reklam yönetmeyi, yazılımı, tasarımı, seeding çalışmalarını. uygulamaları, içerik geliştirmeleri bilmeyenlerin verdiği hizmetler.
  • Konusu ile ilgili olmayan yerlere tanıtım yazısı bırakarak insanların ağlara gelmesini bekleyenlerin de verdiği hizmetler.
  • Ben Sosyal Medya uzmanıyım pazarlamadan anlamam düşüncesinde olanların verdiği hizmetler.

İyi bir pazarlamacı sadece fark yarattırabilir.

  • Kendisinin bile online olmadığı mecralarda danışmanlık vermeye  çalışanların verdiği hizmetller.

Geçenlerde önemli bir Sosyal Medya ağında gördüğüm bir danışmanlık şirketi en son ziyaretini  Eylül 2009′da yaptığını gördüm.

  • Sosyal Medya takibini sadece üyelik ve rss’lerden ibaret olduğunu düşünenlerin verdiği hizmetler.
  • Google’ın sunduğu hizmetleri takip etmeyen ve bunları kullanmayı bilmeyen danışmanların verdiği hizmetler.  
  • Daha Sosyal Medyanın tanımını, aracını, gerecini, amacını bilmeyenlerin verdiği hizmetler.
  • Ayrıca6-7 saat workshop ile öğrendim diyerek piyasaya mor ineğim diye atlayanlarında verdikleri hizmetler.

Bunların örneklerini sabaha kadar sıralanabilir ama şuan yapılan en büyük yanlışlar  bunlar. Umarım kimse beni yanlış anlamaz.

Eleştirinin olmadığı yerde başarıda olamaz.